İcra ve İflas Hukuku

İcra ve iflas hukukunda alacaklı ya da borçlu adına takip açılır, itirazlar ve davalar izlenir. Dayanak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’dur (İİK).

İçerik Av. Kevser Yıldırım‘a aittir (İstanbul Barosu, 57685); son kontrol 18 Ekim 2026.

İlamsız takip ve ödeme emrine itiraz

Alacaklı, elinde mahkeme kararı olmadan da icra dairesine başvurarak takip başlatabilir. Borçluya gönderilen ödeme emrine yedi gün içinde itiraz edilebilir (İİK m. 62).

Çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetlerine dayalı takiplerde süre daha kısadır. Borca ya da imzaya itiraz beş gün içinde icra mahkemesine yapılır (İİK m. 168–170).

Terim: icra inkâr tazminatı

Borçlunun itirazı haksız çıkarsa ve koşulları oluşmuşsa mahkeme, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata hükmeder. Bu tazminatın adı icra inkâr tazminatıdır (İİK m. 67/2).

İtirazdan sonra alacaklının seçenekleri

YolGörevli mahkemeSüre
İtirazın kaldırılmasıİcra mahkemesiİtirazın tebliğinden itibaren altı ay (İİK m. 68)
İtirazın iptali davasıGenel mahkemeİtirazın tebliğinden itibaren bir yıl (İİK m. 67)

İtirazın kaldırılması için alacaklının elinde imzası ikrar edilmiş ya da resmî bir belge bulunmalıdır. Böyle bir belge yoksa alacak, itirazın iptali davasında ispat edilir.

Alacak ticari bir ilişkiden doğuyorsa dava öncesi arabuluculuk şartı da gündeme gelebilir; ayrıntılar ticari uyuşmazlıklar başlığında anlatılıyor.

Borçlunun başvurabileceği yollar

Borçlu olmadığını düşünen kişi menfi tespit davası açabilir. Borç ödendikten sonra ise ödenen paranın geri alınması için istirdat davası açılır; bu dava ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır (İİK m. 72).

İcra dairesinin kanuna aykırı işlemlerine karşı yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilir (İİK m. 16). Borçlunun ve ailesinin geçimi için zorunlu eşyalar gibi bazı mal ve haklar kanun gereği haczedilemez (İİK m. 82).

Konkordato ve iflas

Borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesi altındaki borçlu konkordato talep edebilir (İİK m. 285). Mahkeme önce üç aylık geçici mühlet verir; bu süre iki ay uzatılabilir (İİK m. 287).

Ardından bir yıllık kesin mühlet verilebilir ve gerektiğinde altı ay daha uzatılır (İİK m. 289). Mühlet boyunca borçluya karşı takip yapılamaz.

Konkordato sonuçsuz kalırsa ya da borçlunun mali durumunun düzelme ihtimali ortadan kalkarsa iflas gündeme gelir.

Takip hukukunda sürelerin çoğu kısa ve kesindir. Tebliğ tarihini gösteren belge görülmeden süre hesabı yapılmamalıdır.

Kaynaklar


Bir takip dosyası ya da konkordato süreci için iletişim kanallarına buradan ulaşabilirsiniz.